Rönesans Sanatı - Rönesans Tarihi - SANATKAR.NET
Rönesans Sanatı

Rönesans Sanatı

Rönesans müthiş bir keşif, icat ve yaratıcılık dönemiydi. Birkaç tanesini saymak gerekirse, Rönesans zamanında Kolomb yeni dünyayı keşfetti, Gutenberg baskı makinesini icat etti, Martin Luther Protestan reformunu başlattı ve Kopernik ve Galileo bilimsel gelişmelerin öncüsü oldular. Rönesans döneminin batı sanatı üzerindeki etkisi hala devam etmektedir. Bu yazımızda sizlerle Rönesans Sanatı ve tarihi üzerine bilgileri paylaşacağız.

Sanat tarihinde başka yolculuklara çıkmaya ne dersiniz. Eğer sanat tarihine ilginiz var ise;

Çağdaş Sanat

Yirminci Yüzyıl Sanatı

Orta Çağ ve Bizans Sanatı

Yakın Doğu ve Antik Mısır Sanatı

Antik Yunan ve Roma Sanatı

Barok, Rokoko ve Neo Klasik Dönemi

ile ilgili yazılarımız da ilginizi çekebilir.

 

Rönesans Sanatı

Orta Çağ boyunca Yunanlıların yaktığı ve Romalılar’ın taşımaya devam ettiği meşale reddedilmişti. Orta Çağ değerleri ruhsal olanı yükseltirken tensel olanı reddetti. Daha sonra 14. yüzyılın yarısında İtalyan şair ve Latince öğretmeni Petrarca yazılarında Hristiyanlıkla klasik Roma-Yunan düşüncesini bir paydada topladı. Böylelikle pagan geçmiş diye görmezden gelinen şeye ilgiyi tekrar arttırdı. İşte Rönesans yani yeniden doğuş dönemi ve rönesans sanatı böyle başladı. Odak noktası Tanrı’dan insana kaydı. Şimdi biz buna hümanizm diyoruz.

Brunelleschi

Tabii ki Rönesans, Rönesans insanları olmadan gerçekleşemezdi. Yani birçok anlamda uzmanlığı olan insan. Mesela Filippo Brunelleschi. Brunelleschi kuyumcu, mimar, mühendis, heykeltraş ve matematikçi idi. Sanatçı olarak çizgisel perspektifin ilkelerini keşfetti. Bu sayede iki boyutlu sanatta üç boyutlu illüzyonu yaratabiliyordu. Brunelleschi en çok kubbesi ile bilinir. Floransa Katedrali için inşa ettiği kubbe Pantheon kubbesi ile aynı boyuttadır. Brunelleschi’nin inşa metodu o kadar farklıydı ki bazı Floransalılar onun deli olup olmadığını merak ediyordu. Brunelleschi kubbeyi iskele ve gotik mimarisinde çok kullanılan dayanma kemeri kullanmadan inşa etmenin bir yolunu buldu. Bu kemerleri kullanma amacı büyük yapıların ağırlığını taşımakta. Kubbe bittikten on altı yıl sonra çağının harikası olarak kabul edildi.

Brunelleschi
Brunelleschi

Donatello

Donatello da kuyumcu olarak işe başlamıştı. Sanata eski Roma stili heykel ve süslemeleri yaparak girdi. Onun yaptığı Davud Rönesans döneminde yapılan serbest duran ilk bronz heykeldir. Donatello tasarımında klasik bir teknik olarak kontrapostu kullandı. Aynı zamanda yeni bir heykel tekniği ve çukur kabartma tekniği de geliştirdi. Bu teknik çizgisel perspektifin kurallarını uygulayarak esere derinlik katıyordu. Donatello’dan sonra Michelangelo gelmeseydi belki de Donatello için Rönesans’ın en başarılı heykeltıraşı diyebilirdik. Donatello Michelangelo, Da Vinci ve Raffael ile birlikte dünyayı yüksek Rönesans’a taşıdı.

Donatello
Donatello

Leonardo da Vinci

Kimse ideal bir Rönesans adamını Leonardo da Vinci kadar temsil edemez. Leonardo yetenekli bir ressam, heykeltıraş, bilim adamı, mimar ve hatta askeri mühendisti. Dünyanın en ünlü resmini yani Mona Lisa’yı o çizdi. Sınır tanımayan merakının en güzel örneği not defterleriydi. Bunların içinde tank, uçağın makine ve paraşüt gibi icatlar vardı. 1482’de Leonardo Milano’ya gitti ve manastırın duvarına ünlü duvar resmi Son Akşam Yemeği’ni çizdi. Bu resimde İsa’nın havarilerinden birilerinin ona ihanet edebileceğini masadakilere söylediğinde oluşan duygu tasvir edilmektedir. İhanet edecek kişi İsa ile aynı anda ekmeği alacaktır. Havariler farklı oranlarda şaşkınlık ve korku yaşamaktadırlar. Yahuda hariç. Yahuda masada olan bitenden dolayı dikkati dağılmış olup ekmeğe elini uzatır. Leonardo perspektif çizgilerini kullanarak bu kaos içinde gözümüzü İsa’nın yüzüne yani karmaşanın sakin noktasına çekmeyi başarır. Son Akşam Yemeği’ni başka sanatçılar da çizmiş olmasına rağmen Leonardo’nun versiyonu havarileri gerçek insan gibi tasvir eder.

Leonardo da Vinci
Leonardo da Vinci

Michelangelo

Michelangelo 24 yaşında meşhur Pieta’yı yaptı. Pieta İtalyanca merhamet anlamına geliyor. Burada çarmıha gerilmiş İsa’nın yasını tutarken bir yandan da onu kucağında taşıyan Meryem Ana tasvir ediliyor. Bu heykelde Rönesans idealleri olan klasik güzellik ve doğallık birleştiriliyor. Pieta’yı yerleştirdikten hemen sonra Michelangelo birinin heykel aslında başka bir sanatçıya ait dediğine kulak misafiri olur. O gece Michelangelo bunu Michelangelo Buonarroti yaptı kelimelerini Meryem’in göğsünden geçen kuşağa kazır. Daha sonra Michelangelo bu yaptığına pişman olur. Pieta Michelangelo’nun imzasını attığı tek eserdir. Michelangelo Sistine Şapeli’ne resim yapma görevini almak istemiyordu. Ama Papa II. Julius ısrar etti. İnanılanın tersine Michelangelo resim yaparken arkasına yaslanmadı. Aksine özel tasarım bir iskele üzerinde durdu. Resmi yapabilmesi için boynunu yukarı uzatması gerekiyordu. Bu freski yeni uygulanmış ıslak alçı katmanlarına yapmak gerekiyordu. Aynı zamanda bir şair olan Michelangelo arkadaşına yazdığı bir mektupta bıyığım cennete doğru uzanıyor, ensem çöküyor, yüzümde damlayan boyalardan zengin bir i̇şleme oluşuyor diye şikayet ediyordu. Dört yıl sonra bu çetin görev bitti ve bir şaheser yaratılmış oldu.

Michelangelo
Michelangelo

Raffael

Sistine Şapeli’nde resimler diğer sanatçılar üzerinde derin izler bıraktı. Bir hikayeye göre Raffael Michelangelo’nun olmadığı bir gün şapeli sızdı ve resimleri incelemeye başladı. Raffael duvara çizdiği resmi kazıyarak çıkardı ve Michelangelo’nun daha güçlü olan üslubunu taklit ederek tekrar çizdi. Raffael, Papa’nın favorisi olduğu ve Vatikan’daki diğer odalarda resim çizmek için görevlendirildi. En önemli şaheser olan Atina Okulu’nda klasik çağda fikirlerini paylaşan, birbirlerinden öğrenen Platon, Aristo ve diğer Yunanlı filozof ve bilim insanlarını çizdi. Bu buluşma entelektüellerin hayali buluşması gibi görülebilir. Çünkü bu figürler farklı zamanlarda yaşamıştı. Bu resim aynı zamanda hümanizmin kilise de kabul gördüğünü de gösteriyor.

rafael
Rafael

Kuzey Rönesans

İtalya’da olan şeyler İtalya ile sınırlı kalmadı tabii. Rönesans idealleri Avrupa’nın geri kalan kısmına, yukarı bölgelere de yayıldı ve böylelikle Kuzey Rönesansı başlamış oldu. Jan Van Eyck ahşap panellere, yağ bazlı boyalarla yapılan resim tekniğinin öncüsü oldu. Kuzeydeki sanatçılar detaylarla ilgilenmeyi çok seviyordu ve klasisizmdense realizm ile ilgileniyorlardı. Albrecht Dürer İtalya’ya gitti ve Raffael ve diğer Rönesans sanatçılarıyla arkadaş oldu. Çizdiği resim ve baskılarda İtalyan ve kuzey ideallerini birleştirdi. Baskı resimde en çok etki bırakan sanatçılardan biri oldu ve bu yeni sanat biçimini yeni bir estetik kaliteye ve popülerliğe taşıdı.

Maniyerizm

Leonardo’nun 1519 ve Raffael’in 1520’de ölümünden sonra sanatçılar yüksek Rönesans değerlerini reddetti ve daha üslupçu bir tarza yani maniyerizma yöneldiler. Tintoretto gibi maniyeristler eserlere görsel bir tansiyon katan dengesiz kompozisyonlar oluşturdu. Tintoretto’nun Son Akşam Yemeği resminde masa resmin merkezinde değil, sol tarafta dramatik ışık ve hareket vurgulanıyor ve resmin çarpıcılığı artıyor. Maniyerist sanatçılar insan vücudunu düzlemsel olarak bozup stilize ettiler. Parmigianino’nun Madonna tablosu gibi, figürler uzatılmış ve melekleri iki tarafta dengelemek yerine hepsi Meryem’in sol tarafına sıkıştırılmış ve sağda sadece küçücük bir Aziz Jerome figürü konmuş.

Yorum Yazabilirsiniz

Yorum yaptığınız takdirde E-Posta adresiniz yayımlanmayacak


*